Yara İzi Tedavisi

Yara izleri, cilt üzerinde yarattığı kötü görüntüyle kişilerde moral bozukluğuna neden olan ve hayat boyu sürekli saklanmak zorunda kalan ayrıntılardır. Yaşanan travmalardan geçirilen cilt hastalıklarına, ameliyat sonrası vücutta oluşan kesiklerden yanıklara kadar pek çok etkenin sebep olabildiği yara izleri; cilt esneyip genişledikçe hareketleri kısıtlayan ve dolayısıyla kişilerin hayat kalitelerini düşüren oldukça ciddi problemlerdir. Hem meydana gelen bu sağlık problemlerini iyileştirmek hem de daha estetik bir görünüm yaratmak adına skar revizyonu ya da yara izi tedavisi adı verilen bir yöntem geliştirilmiştir. Cerrahi müdahalenin yapıldığı skar revizyonu ile ciltteki yara izleri tam olarak yok edilemese de yaranın görünürlüğünü azaltmak, derideki sertliği yumuşatmak ve daha küçük boyutlara geriletmek mümkün olabilmektedir.

Tedavi Edilebilen Yara İzi Çeşitleri

Yaranın büyüklüğü, derinliği, kanlanma derecesi, gerçekleşme biçimi ile hastanın metabolizması ve kalıtsal özellikleri; uygulanacak tedavi için dikkate alınması gereken faktörlerdir. Buna göre yara izleri, tanımları ve tedavi biçimlerine bağlı olarak dört maddede ele alınabilir:

  • Kontraktür: Yanık travmaları ya da meydana gelen doku kayıpları sonucunda kendi kendine iyileşmeye çalışan derinin çekilerek büzülmesi olayıdır. Hareketi kısıtlayan ve hareket esnasında ağrı ve acı hissedilmesine sebep olan bu tip yara izleri, doku yönünü değiştirme veya doku aktarımı sağlayan yara izi tedavisi ile iyileştirilebilir.
  • Keloid: Vücudun yaraların iyileşme sürecinde ürettiği yeni hücreleri yara iyileştikten sonra da üretmeyi sürdürmesiyle oluşan yara izleridir. İyileşme döneminde oluşan yaraların dışına taşan, kızarık ve kabarık bir görüntüyle kendini gösteren keloidi; hastalara uygulanan lokal anestezi altında streoid tedavisi, kortizon tedavisi ve radyoterapi yöntemleriyle küçültmek mümkündür.
  • Hipertrofik skar: Yaranın dışına taşarak geliştiği keloide kıyasla yara izi sınırlarını aşmadan oluşan izlerdir. Doğrusal ve yaygın olmak üzere ikiye ayrılır. Travma ve ameliyat sonrası oluşan izler doğrusal hipertrofik, yanıkların içinde meydana gelen izler yaygın hipertrofik olarak adlandırılır. Her ikisi de streoid ve kortizon tedavileri yardımıyla iyileştirilebilir.
  • Kesici alet izleri: Jilet, bıçak, falçata ve çeşitli el aletlerinin herhangi bir sebeple deriye saplanması sonucu oluşan izlerdir. Yarattığı kaşıntı ve kabarıklıkla kişilere rahatsızlık veren bu tip yara izlerini greft yönteminin uygulandığı skar revizyonu ile küçültmek mümkündür.